Site Rengi

DOLAR 8,1049
EURO 9,7001
ALTIN 459,43
BIST 1.408
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 15°C
Parçalı Bulutlu
İstanbul
15°C
Parçalı Bulutlu
Cts 13°C
Paz 16°C
Pts 14°C
Sal 15°C

Toplumsal Olayların Sanat Yapıtlarına Etkisi

Selin Akçal
1994 İstanbul doğumluyum. 10 senedir aktif olarak tiyatro oyunculuğu yapıyorum. Çeşitli fanzinlerde şair ve yazar olarak görev alıyorum. Kocaeli üniversitesi Fotoğrafçılık ve Kameramanlık bölümü mezunuyum ve şu an Atatürk Üniversitesinde Reklamcılık bölümünde eğitimime devam etmekteyim.
06.04.2021
A+
A-

Çok uzun yıllardır herkesin sorduğu ama kimsenin net olarak cevap veremediği bir soru ; ‘’ Sanat toplum için midir yoksa sanat, sanat için midir?’’

Cevap veremememizin nedeni belki de bu sorunun gerçekten bir cevabı olmamasıdır. Çünkü toplumlarda her şeyin farklılık göstermesi gibi , sanat ve sanatın neye ait olduğu da farklılık gösterir. Hatta öyle ki, geçmişte yaşamış bir topluluğa ait sanat yapıtını inceleyerek, o topluluğun nasıl bir hayat sürdüğü, ne gibi zorluklardan geçtiği ya da refah seviyelerini bilebiliriz.

Burada da sanat sadece sanat olmakla kalmayıp, sanat toplum içindir düşüncesiyle, ait olduğu toplum ve zamana ayna olabilir.

Örneğin savaş halinde olan ülkelerde, savaş zamanı üretilen eserlerde, çağın buhranını, karanlığını, yıkıcı etkilerini net bir şekilde görebiliriz. Buna en güzel örnek Pablo Picasso’nun Guernica adlı tablosudur. İspanya iç savaşı sırasında Picasso, bombalanan Guernica şehrini resmetmiş, ve resminde savaşa ve yıkıma dair çok derin mesajlar işlemiştir. Gri-beyaz renklere sahip tabloda düşmanlar canavar gibi tasvir edilmiş, ve etrafa dağılan insanlar acı içinde gösterilmiştir. En ikonik noktası ise resme hakim olan kaosun tam üzerinde bulunan göz simgesi. ‘’Her şeyi gören göz’’ olarak adlandırılan bu simgeyle Picasso, yapılan tüm zulümlerin tüm çıplaklığıyla göründüğü, tarihin bu kanlı olayı asla unutmayacağını ifade etmiştir.

Sanat tarihçileri için, toplumları anlamanın en temel yolu ise, dönemin ve toplumun kullanmış olduğu İsa heykellerine bakmaktan geçer. Resim veya heykelde İsa, güçlü, kuvvetli, zengin bir görünüme sahipse bu, o dönem ve topluluğun bolluk bereket içinde bir yaşam sürdüklerini ifade eder. Ancak yoksulluk, hastalık ve savaşla boğuşan topluluklarda ise İsa heykel ve resimleri cılız, güçsüz ve yaralı tasvir edilir. Çünkü her topluluk kendisiyle aynı savaşı veren yahut aynı zenginlikle mutlu olan bir simgeye inanmak ister.

Sanat yapıtları yalnızca toplumlar hakkında bilgi değil, aynı zamanda ait olduğu sanatçının hayatıyla ilgili de pek çok şeyi bizlere anlatır. Örneğin ressamlık hayatının başlarında oldukça karamsar ve yalnız hisseden Van Gogh, bu dönemde yaptığı resimlerde genelde koyu tonlarda boyalar kullanırken, ilerleyen dönemlerde, boyaların içindeki kimyasallar yüzünden görme yetisi bozulduğunda resimlerinde parlak renkleri ve ağırlıklı olarak sarı rengi tercih eder. Van Gogh ruhani değişimlerini tablolarına en net şekilde aktaran ressamların başında gelir. Onu bugün bu kadar ünlü ve unutulmaz yapan da bu çalkantılı hayat hikayesi ve tablolarına yansıttığı ruhsal değişiklikleridir.

Sanat aslında kimin içindir bilinmez ama sanat eserleri okunmak ister. Bilgi vermek ister. Baktığımız zaman toplumun ya da kişinin aynası olmayan bir sanat eseri ne yazık ki basit bir el emeğinden öteye geçemez. Bize ise sadece bakmak değil, onu anlayabiliyor olmak düşer.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.