Site Rengi

DOLAR 8,0659
EURO 9,6646
ALTIN 459,31
BIST 1.410
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 15°C
Parçalı Bulutlu
İstanbul
15°C
Parçalı Bulutlu
Cts 13°C
Paz 16°C
Pts 14°C
Sal 15°C

Sinemanın Doğuşu ve Lumiere Kardeşler

Selin Akçal
1994 İstanbul doğumluyum. 10 senedir aktif olarak tiyatro oyunculuğu yapıyorum. Çeşitli fanzinlerde şair ve yazar olarak görev alıyorum. Kocaeli üniversitesi Fotoğrafçılık ve Kameramanlık bölümü mezunuyum ve şu an Atatürk Üniversitesinde Reklamcılık bölümünde eğitimime devam etmekteyim.
02.03.2021
A+
A-

Fotoğrafın icadı ve  ‘an’ları yakalamanın mümkün olmasıyla insanların bu ‘an’larla yeni keşifler yapması kaçınılmazdı. Önce birbirinin devamı niteliğinde çekilmiş birkaç fotoğraf karesiyle fotoğrafa hareket verilmeye başlandı. Örneğin bir atın koşarken çekilmiş birkaç farklı fotoğrafı, ard arda getirildiğinde, at gerçekten de koşuyor gibi görünüyordu. Sinemada hareketlerin deviniminin doğruluğu için gerekli olan ise bir saniyede 24 fotoğraf karesiydi.

Dönemin önemli mucitlerinden olan Thomas Edison bu fikirle hareketli görüntünün ilk örneklerinden olan kineteskopu icat etmiştir. Kineteskop yaklaşıp 1 metre boyutlarında, içerisindeki düzeneğe yerleştirilen fotoğraf plakalarının hareket etmesiyle, cihazın üst kısmındaki dürbün biçimli delikten bakan kişiye hareketli görüntüyü sunan bir alettir. Ancak kineteskopun sinemanın temeli sayılmamasının en büyük nedeni, kineteskopu aynı anda sadece bir kişinin izleyebiliyor olmasıdır.

Bu bilgilerin ışığındaysa ilk sinema yapımcıları olarak Auguste ve Louis Lumière kardeşler sinema tarihine adlarını yazdırdı. Lumiere kardeşler sinamatografi cihazıyla günlük hayatı kaydediyorlardı.

Bir fabrika çıkışında paydos etmiş işçiler, bahçede çiçekleri sulayan bir bahçivan, ya da annesinin yemek yedirdiği küçük bir bebek. Fakat Lumiere kardeşler denildiğinde şüphesiz ilk akla gelen, bir trenin tren garına girerken olan görüntüsü.

 Lumiere kardeşler sinematografi cihazı ile çektikleri görüntüleri ilk olarak Paris’te küçük bir kafede gösterime sundu. Anlatılanlara göre ise o gün o kafede Lumiere kardeşlerin çektikleri görüntüleri izleyen insanlar heyecandan ve şaşkınlıktan büyülenmiş ve hatta gara giren tren görüntüsüyle birkaç kişi korkup trenin üstlerine geldiğini düşünerek kafeden kaçmış.

 O gün, sinema tarihinin ilk sinema gösterimi olarak kayıtlara geçmiştir.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.