Site Rengi

DOLAR 8,4396
EURO 10,0747
ALTIN 492,32
BIST 1.393
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 36°C
Sıcak
İstanbul
36°C
Sıcak
Paz 35°C
Pts 36°C
Sal 38°C
Çar 37°C

İstanbul için ürperten sözler: Bütün özellikleri değişecek

İSTANBUL Teknik Üniversitesi Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sevinç Asilhan, küresel sıcaklığın son 10 yılda 1,2 santigrat derece arttığını belirterek, ”İstanbul’un meteorolojik bütün özellikleri değişecek, yaz aylarında yaşanılmayacak kadar sıcaklık kadar sıcaklık ve şiddetli seller meydana gelecek” dedi

İstanbul için ürperten sözler: Bütün özellikleri değişecek
21.04.2021
A+
A-

Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO), 2020 yılının şimdiye kadar kaydedilen en sıcak 3 yıldan biri olduğunu açıklarken kasırga, sıcak hava dalgaları, sel ve orman yangınları gibi aşırı hava olayları da dünya genelinde en yüksek seviyelere ulaştı.

Raporun Türkiye’ye yansımalarını değerlendiren İstanbul Teknik Üniversitesi Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sevinç Asilhan, atmosferde sıcaklık değerlerinin her geçen gün arttığını belirterek, “Son 10 yılda küresel sıcaklığın daha önceki dönemlere göre 1,2 santigrat derece arttığını gözlemledik. Bu sıcaklığın artışını durdurmak için gereken küresel aksiyon alınmadığı için sıcaklık artışı her geçen gün devam ediyor. Bu sıcaklıklara bağlı olarak da ani değişiklikler meydana geliyor. Örneğin bir anda yağışın başlaması, taşkınların olması veya uzun süre yağışın olmaması gibi durumlarla karşılaşıyoruz” diye konuştu.

“Yaşam kaynaklarımız azalıyor”
Özellikle sektörlerin sürdürülebilirlik için acil tedbirler alması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Sevinç Asilhan, “Ülkelerin sınırları olabilir. Ancak atmosferdeki bu hareketlilik sınır tanımıyor. Atmosfere herhangi bir etkide bulunduğumuz zaman sadece o bölge etkilenmiyor. Diğer bütün bölgelerde etkileniyor. Atmosferde gerçekleşen sıcaklık değişimi bizim içtiğimiz sudan tutun soluduğumuz havaya kadar etki ediyor. Bu şekilde devam ederse ileride içecek suyumuz bile kalmayacak. Bugünkü şartlarda bile 2.2 milyar insan kaliteli suya ulaşamıyor. Her gün 6 bin çocuk sağlıklı su olmaması nedeniyle ölüyor. Kısacası yaşam kaynaklarımız azalıyor. Birey olarak da elbette tedbirler almalıyız. Fakat burada en önemli görev üreticilere düşüyor” ifadelerini kullandı.

”Sıcaklıktaki artış nedeniyle yaz ayları yaşanamayacak kadar sıcak geçiyor”
Prof. Dr. Sevinç Asilhan, sözlerine şöyle devam etti: “Ancak atmosferi büyük ölçüde etkileyen üreticiler, gelecek 10 yıl içerisinde çalışmalarını değiştirmeli. Çocuklarımızın ve torunlarımızın yaşamlarını devam ettirebilmesi için sorumluluk hissederek bugünden harekete geçmemiz gerekiyor. Sıcaklıktaki artış nedeniyle yaz ayları yaşanamayacak kadar sıcak geçiyor. Ardından kısa bir süre sonra sel meydana geliyor. Bunlar yaşanırken insan kayıpları da gerçekleşiyor.”

“Canlıların sayısı azalacak ve birçok canlının nesli tükenecek”
Ek tedbirler alınması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Sevinç Asilhan, “Türkiye’de sürekli taşkınlardan ve kuraklıktan bahsediyoruz. Ülkemizde iklim değişikliği artık her şeyin içerisinde yer almaya başladı. Ancak bu durumun yeterli olduğunu düşünmüyorum. Ek tedbirler almamız lazım. Sıcaklık artışı için büyük tedbirler almadan bu şekilde devam edersek, atmosferdeki canlıların sayısı azalacak ve birçok canlının nesli tükenecek. Aynı zamanda soğuk dönemlerde yağan kar yağışlarının su kaynaklarını beslediğini biliyoruz. Ancak büyük şehirlerde var olan şehirleşme, bu su kaynakları üzerinde olumsuz etkilere sahip” ifadelerini kullandı.

“Doğu Karadeniz bölgesinde kuraklık olması demek”
Çok az bir sıcaklık artışının bile çok büyük etkileri olacağını belirten Prof. Dr. Sevinç Asilhan, “Artık neredeyse dönülmez bir aşamadayız. Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) yayınladığı rapora göre, sıcaklığı 2 derecenin altında tutmamız lazım. Ancak şu an atmosferde sıcaklık 1 derecenin üzerine çıktı. Bundan sonra gerçekleşecek 0.1 derecelik bir artış bile atmosferi çok fazla etkileyecek. Türkiye’de ise sıcaklık değeri değiştikçe ülkede bulunan yeşil alanlar da yok oluyor. Örneğin Türkiye’de gerçekleşecek 1 ya da 2 derecelik sıcaklık artışı, yeşil alanlarımızdan biri olan Doğu Karadeniz bölgesinde kuraklık olması demek. Yine sıcaklık artışına bağlı olarak ülke genelinde taşkınların artması, kasırgaların meydana gelmesi, ülkemizdeki canlı türlerinin birçoğunun yok olması ve İstanbul’un meteorolojik bütün özelliklerinin değişmesi anlamına gelir. İstanbul’un, meteorolojik bütün özellikleri değişecek

Sıcaklık artışına bağlı meteorolojik değişiklikler, yaz aylarının yaşanamayacak kadar sıcak geçmesine kısa süre sonra da sel yaşanmasına neden olacak” dedi.

ETİKETLER:
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.