Site Rengi

DOLAR 7,4384
EURO 8,9614
ALTIN 411,12
BIST 1.538
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 10°C
Az Bulutlu
İstanbul
10°C
Az Bulutlu
Cum 15°C
Cts 13°C
Paz 9°C
Pts 9°C

İnternet Gazetelerinin Basın Kanunu ve KVKK Karşısındaki Hukuki Niteliği

Abdulkadir Kazancı
Kahramanmaraş doğumlu olup, ilkokul lise eğitimini Kahramanmaraş’ta tamamlayıp Çukurova Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun olmuştur. 2016-2017 yılları arasında Çukurova Üniversitesi Kariyer Kulübünün kurucu, yönetim kurulu üyeliğini ve Genel Sekreterliğini yürütmüştür. 2016 yılından bu yana Kişisel Verilerin Korunması Kanunu hakkında çalışmakta ve 2018 yılından bu yana Kişisel Verilerin Korunması Kanunu hakkında danışmanlık ve kurumsal hukuk hizmetleri sunmaktadır. Neredeyse Yarım asırdır hukuk sektöründe faaliyet gösteren 1974 kuruluş tarihli Kazancı Hukuk ve Danışmanlık Bürosunun Yönetici Ortağıdır.
11.02.2021
A+
A-


Malum olduğu üzere vatandaşların kişilik haklarını, özel hayatlarının gizliliğini ve bilgilerini koruyan kanunlardan birkaçı Kişisel Verileri Koruma Kanunu, Basın Kanunu ve İnternet Yayınları Kanunu olarak sayılabilmektedir.

Basılı olmayan İnternet Gazetelerinin yaptığı yayınların hukuki niteliği ne olacak?


Basın Kanunu açısından hali hazırda süreli yayın yapan bir Gazete yayınlamak sıkı şartlara ve resmî kurumlar nezdinde birçok kayıt gerçekleştirilmesine bağlıdır. Nitekim basılı her yayın Basın kanununa dolayısıyla da Basın Özgürlüğü kapsamına dahildir. “Peki basılı olmayan İnternet Gazetelerinin yaptığı yayınların hukuki niteliği ne olacak?” sorusunun cevabı ise hala tartışılmaktadır. Bu alandaki hukuki düzenlemelerin eksikliği sebebiyle birçok kişilik hakkı ve özel hayatın gizliliği ihlal edilmekte, basın özgürlüğü kavramı istismar edilmektedir.
Şuandaki hukuki düzenlemeler itibariyle herhangi bir kişinin herhangi bir vasıf ve koşul olmaksızın bir İnternet sitesi kurarak haber yapması mümkün hale gelmiştir. Günümüzde internete erişmenin bir basılı gazeteye erişmekten kolay olması ise bu hususu insanları mağdur edebilecek bir araç haline getirmiştir.
“İnternet Gazetesi” ile “Basılı Gazete” arasındaki isim benzerliği basılı gazetenin sahip olduğu hak ve özgürlüklerden İnternet gazetesinin de yararlanıp yararlanamayacağı sorusunu akla getirmekte bunun bir tezahürü olarak da birtakım mağduriyetlere sebep vermektedir.
Örneğin bir basılı gazete basıldığı ve dağıtıldığı an, eş zamanlı olarak bulunduğu yerdeki basın savcısının kontrolüne gönderilir. Dağıtılması savcılık tarafından bir onaya tabi olmasa da her gazetenin ve bundan sorumlu kişinin Cumhuriyet Savcılığında kaydı mevcuttur. Dağıtılan gazete basın savcısının kontrolünden geçerek bir ihlalin varlığında müdahaleye tabidir. Lakin bu kontrol mekanizması İnternet gazetelerinde mevcut olmadığı için yapılan haberler hiçbir kurala tabi olmamakta dolayısıyla kötü niyetli kişilerin elinde bir mağduriyet aracı olmaktadır.

İnternet Gazetesinde yapılan yayınlar Basın Özgürlüğü kapsamında değerlendirilebilir mi?


Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2019/7004 Esas 2019/5220 Karar numaralı 12.09.2019 tarihli kararı ve Yargıtay’ın yerleşik uygulamaları kapsamında “İnternet Gazetesi” adı altında internet üzerinden yapılan yayınlar Basın kanununa tabi olmayıp yapılan yayınların basın özgürlüğü kavramı altında değerlendirilemeyeceği açıkça belirtilmiştir.
Dolayısıyla basın kanununa tabi basılı gazetelerin kamunun bilgilendirilmesi yararı açısından sahip olduğu hak ve özgürlüklere “İnternet Gazeteleri” sahip olamayacaklardır.
Bu hususun en önemli tezahürü ile bir haberin; Kişilik Hakları, Özel Hayatın Gizliliği ve Kişisel Verilerin Korunması açısından değerlendirilmesinde kamu yararı varlığından söz edilemeyeceği dolayısıyla herhangi bir istisnanın da mevcut olamayacağıdır.

“İnternet Gazetesi” adı altında yapılan yayınların tabi olduğu kanun nedir?


“İnternet Gazetesi” adı altında yapılan yayınların Basın Kanunu kapsamında olmadığını detaylıca arz ettik. Bu yayınların tabi olduğu kanun ise son zamanda popüler olan “sosyal medya düzenlemesinin” de yapıldığı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanundur.
Bu kanun genel itibariyle internet ortamında yapılan herhangi bir yayın veya paylaşımın suç unsuru içermesi, kişilik haklarına zarar veriyor olması ve özel hayatın gizliliğini ihlal ediyor olması durumlarını düzenlemektedir. Tekraren altını çizmek gerekir ki bu kanun kapsamında herhangi bir istisna ve “Basın Özgürlüğü” kavramından bahsetmek mümkün değildir.
Kanaatimizce bu kanun niteliği itibariyle; günümüzde göz ardı edilmeyecek bir hale gelen “internet gazetesi” adı altında yapılan yayınlar için uygun olmamakta yeterli gelmemektedir.

İnternet Üzerinden Yapılan bir yayın nedeniyle mağdur olan vatandaşın hakları neler?


İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun kapsamında İnternet üzerinden yapılan yayınlarla bir vatandaşımızın Kişilik Hakları ve özel hayatının gizliliği ihlal edilebilir yapılan paylaşım suç unsuru içerebilir.
Bu durumda vatandaşımızın izleyeceği yolları şu şekilde sıralayabiliriz;
Yayının kişilik haklarını ihlal etmesi durumunda mağdur olan kişi yayın yapılmasına olanak sağlayan kişiye yayının kaldırılması ile ilgili başvuru yapabileceği gibi doğrudan Sulh Ceza Hakimliğine “erişimin engellenmesi” için başvuru yapabilir. Sulh Ceza Hakimliği tarafından ilgili yayın hakkında “erişimin engellenmesi” kararı verilebilir ve bu karar yayın yapılmasına olanak sağlayan kişi tarafından uygulanmaz ise Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından uygulanır.
Yayının Özel Hayatın Gizliliğini ihlal etmesi durumunda ise mağdur olan kişi Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna doğrudan başvurarak “erişimin engellenmesini” talep edebilir.
Yayının Suç Unsuru içermesi durumunda, Cumhuriyet Savcılığı, Mahkeme veya Sulh Ceza Hakimliği doğrudan “erişimin engellenmesi” kararı verebilir.
Pek tabi ki bu yolların yanında Genel Hukuk Kurallarına göre oluşan zararların tazmini hakkı saklıdır.

“İnternet Gazetesi” hakkında hukuki düzenlemenin olmaması ve bu hususun yargılamada yol açtığı aksaklıklar neler?


Yukarıda detaylı bir şekilde arz ettiğimiz üzere “İnternet Gazetesinin” tabi olacağı yasal düzenleme uzun süre tartışılmış ve konu Yargıtay’a da intikal etmiştir. Yargıtay 16. Ceza Dairesi ise bu konuda son noktayı koyarak “İnternet Gazetelerinin” kati suretle Basın Kanunu ve dolayısıyla Basın Özgürlüğüne konu olamayacağına karar vermiştir.
“İnternet Gazetesi” meselesindeki “Gazete” kavramı karışıklığa yol açmakta ve uygulamada Basın Kanunun uygulanıp uygulanmayacağı konusunda bir tereddüt yaratmaktadır. Bu tereddütte ki diğer müsebbip ise “İnternet Gazetesi” ile alakalı net bir hukuki düzenlemenin bulunmamasıdır.
Her ne kadar Yargıtay bu konuya son noktayı koymuş olsa da uygulayıcılar bu tereddüt sebebiyle “Erişimin Engellenmesi” kararı vermek noktasında daha temkinli davranmaktadırlar.
Temkin herkesin hakkının korunmasında önemli bir ilke olsa da buradaki ölçüyü iyi ayarlamak, Yargıtay’ın net olan kararını iyi değerlendirmek ve vatandaşların hakkını gözetmek gerekmektedir.

“İnternet Gazetesi” üzerinden yapılan yayınların Kişisel Verileri Koruma Kanunu karşısındaki durumu nedir?


Bilindiği üzere kimliği belirlenebilir bir kişiye ait olan her bilgi “kişisel veri” kategorisinde olup, Kişisel Verileri Koruma Kanunu, Türk Ceza Kanunu ve Anayasamız tarafından güvence altına alınmıştır.
Kişisel Veri kavramının kapsamı çok geniş olup bu kavrama bir kişiye ait sağlık bilgisinden o kişinin adına kadar dahildir.
Kişisel Verileri Koruma Kanununa göre bir kişisel veri kamu yararının ve diğer ilgili şartların varlığı olmadığı takdirde hiçbir kimsenin rızası dışında kullanılamaz, paylaşılamaz ve dahi elde edilemez.
“İnternet Gazetesi” üzerinden yapılan yayınların herhangi bir şekilde Basın Kanuna ve Basın Özgürlüğüne tabi olmadığını dolayısıyla hiçbir şekilde kamu yararından bahsedilemeyeceğini detaylı şekilde açıkladık.
Bu kapsamda “İnternet Gazetesi” üzerinden paylaşılan bir “kişisel verinin” olması halinde pek tabi ki hem Anayasal açıdan hem de Kişisel Verileri Koruma Kanunu açısından ciddi bir veri ihlali meydana gelecektir.
Kanun ve gerekçesi incelendiğinde buradaki Kişisel Veri kavramını geniş değerlendirmek gerekmektedir. Yani bir kişinin internet üzerinden adının soy adının dahi izinsiz paylaşılması veri ihlaline sebebiyet verecektir.

İnternet Üzerinden Yapılan bir yayının veri ihlaline sebebiyet vermesi durumunda vatandaşlarımızın hakları neler?


Kişisel Verilerimizin güvenliği Anayasamız, Türk Ceza Kanunu ve en detaylı olarak Kişisel Verileri Koruma Kanunu tarafından güvence altına alınmıştır.
Bu kapsamda vatandaşlarımız veri ihlaliyle karşılaştığında Savcılığa şikâyette bulunabileceklerdir. Bunun yanında Kişisel Verileri Koruma Kanunu madde 13,14 ve 15’te vatandaşların veri ihlali durumunda izleyecekleri yol düzenlenmiştir.
Bir veri ihlali ile karşılaşan vatandaşımızın öncelikle yayın yapılmasına olanak sağlayan kişiye yani kanuni tabirle Veri Sorumlusuna başvuru yapması gerekmektedir.
Yayın yapılmasına olanak sağlayan kişi ise bu başvuruyu tamamen ücretsiz olarak 30 gün içinde sonuçlandırarak başvuran kişiye cevap vermek zorundadır.
Yayın yapılmasına olanak sağlayan kişinin bu başvuruya cevap vermemesi veya mağdur olan kişinin verilen cevaptan tatmin olmaması durumunda Kişisel Verileri Koruma Kurumuna şikâyet yolu açılmaktadır.
Şu an ki hukuki düzenlemeler itibariyle Kişisel Verileri Koruma Kurumuna şikâyette bulunabilmemiz için öncelikle yayın yapılmasına olanak sağlayan kişiye başvurmuş olmamız ve 30 gün içinde cevap verilmemesi veya yetersiz cevap verilmesi gerekmektedir.
Kişisel Verileri Koruma Kurumuna yapılan şikâyet ivedilikle sonuçlandırılacak ve veri ihlalinin varlığı ile derecesine göre yaptırımlar uygulanacaktır.
Yine belirtmek gerekir ki genel hukuk kuralları kapsamında oluşan zararların tazminine ilişkin tazminat ve benzeri haklar saklıdır.
Sonuç olarak pek tabi ki İnternet Gazetesi gerekli hukuk kurallarına riayet edilmesi ve sadece kamuyu bilgilendirmek amacıyla kullanılması durumunda günümüz konjonktüründe bir gerekliliktir. Lakin bu konuda gerekli hukuki düzenlemelerin olmaması ve var olanların yetersiz olması sebebiyle “İnternet Gazetesi” kötü niyetli kişiler tarafından bir mağduriyet aracı olmaktadır. Bu konuda uygulayıcılar olarak biz Avukatlara ve kıymetli Yargı Mensuplarına büyük iş düşmektedir. Kanaatimizce ivedilikle “İnternet Gazetesine” ilişkin detaylı kanuni düzenlemeler yapılmalıdır.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.