Site Rengi

DOLAR 7,4294
EURO 8,9820
ALTIN 412,55
BIST 1.471
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 9°C
Yağışlı
İstanbul
9°C
Yağışlı
Pts 9°C
Sal 10°C
Çar 12°C
Per 10°C

Fotoğrafta Gerçeklik mi ?Güzellik mi ?

Selin Akçal
1994 İstanbul doğumluyum. 10 senedir aktif olarak tiyatro oyunculuğu yapıyorum. Çeşitli fanzinlerde şair ve yazar olarak görev alıyorum. Kocaeli üniversitesi Fotoğrafçılık ve Kameramanlık bölümü mezunuyum ve şu an Atatürk Üniversitesinde Reklamcılık bölümünde eğitimime devam etmekteyim.
23.02.2021
A+
A-

Bilgisayarın hayatımıza girmesiyle başlayan dijital çağ, alışmış olduğumuz pek çok rutini, yapıtı, yaşamı etkiledi hiç şüphesiz. Artık hemen hemen her yerde , bir yapım aşaması olarak bilgisayarları kullanıyoruz. Peki fotoğrafçılık dijital çağdan nasıl etkilendi? Fotoğraf sanatçıları nasıl ikiye bölündü?

Her ne kadar bulunduğu tarihin en mühim icatlarından biri olsa da fotoğraf, zamanımız koşullarında bizlere ilkel görünebilir. Kimyasal maddelerin ışık ile yanması ve görüntünün oluşması. Bakıldığında bu basit işlemi yaz aylarında kıyafetlerimizin derimizde bıraktığı izlerde bile görebiliyoruz. Ancak bu yöntem ilk başlarda oldukça kafa karıştırıcıydı ve sayısız deneme yanılma yöntemi barındırıyordu. En nihayetinde fotoğraf bulundu ve insanlar gerçek görüntüyü bir düzlem üzerinde sabitlemeyi başarabildiler. İmkansız gibi görünen bir hayal gerçek olmuştu ve bunun üzerine başka ne yapılabilirdi?

Artık insanlar resim sanatına ve pahalı portre ressamlarına ihtiyaç duymadan gerçek kendilerinin bir kopyasına sahip olabiliyorlardı. Ancak bu düşünce bazı insanları memnun ettiği gibi bazı insanları da rahatsız ediyordu. Portre ressamına kendi portresini yaptıran bir kişi, yapılan resim üzerinde müdahalelerde bulunabiliyor, örneğin yüzündeki beni resme dahil ettirmiyor, burnunu daha minik yaptırabiliyordu. Ancak fotoğrafta işler öyle değildi. Fotoğraf, kişiyi olduğu gibi kopyalıyor ve fotoğrafçı da buna müdahale edemiyordu. O yüzden bazı kesimler fotoğrafa karşı önyargılı olmaya devam ediyorlardı.

Ancak bu sorun kısa sürede halledildi. 1855 yılında Münih’li fotoğrafçı Hampfstangl negatif fotoğrafa rötuş yaparak, fotoğraf üzerinde düzeltme yapan ilk kişi oldu. Belirli kısıtlamalar dahilinde de olsa, fotoğrafın orjinalliğini çok bozmadan rötuşlanan fotoğraflar artık hemen hemen herkesin ilgisini çekiyordu.

O dönemler fotoğrafçının el ile negatife yaptığı düzeltmeler, bilgisayarın bulunmasıyla fotoğrafların dijitalde rötuşlanmasına dönüştü. Artık sadece vizörden gördüğümüzü değil, bilgisayar ile istediğimiz görüntüyü sunabileceğimiz bir çağ başladı. Portrede istediğimiz gibi oynayabilir, manzara fotoğraflarına istediğimiz kadar ışık, istediğimiz gibi gölge ekleyebilir olduk. Ve tüm bu yeni olanakların getirisi olarak fotoğraf sanatçıları ikiye bölündü.

Fotoğrafı makine ayarlarıyla güzelleştirmenin ve olduğu gibi bırakmanın asıl sanat olduğunu savunanlar ve dijital çağın sunduğu tüm imkanları kullanarak hayal gücünü zorlamanın fotoğraf sanatını bozmayacağını savunanlar.

Her şeyin ötesinde mühim bir soru fotoğrafın icadından beri hayatlarımızda, fotoğraf tamamen gerçeği mi yansıtmalı ?

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.